Doğru Nefes Alma Teknikleri ve Nefes Almanın Önemi

Doğru Nefes Alma Teknikleri ve Nefes Almanın Önemi

 
 
00:00 / 6:03
 
1X
 

Doğru nefes alma teknikleri ve nefes almanın önemi, aslında hepimiz için hayati bir konu. Peki nefes alma gibi önemli bir konuda ne kadar bilgiliyiz? Doğru nefes alma teknikleri ve nefes almanın önemi hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? “Pek değil.” dediğinizi duyar gibiyim. Bu içerikte sizlere doğru nefes almanın ne kadar önemli olduğunu ve vücudumuzda ne gibi değişikliklere sebep olabileceğini anlatacağız.

meditasyon nefes almanın önemi ile oldukça ilgilidir. Meditasyon yaparken nefesimizi hissederiz. Meditasyonu aynı zamada doğru nefes alma teknikleri arasındadır.

Nefes Almanın Önemi

Nefes almak birçoğumuz için çok fazla önem arz etmiyor. En azından bu konu, oturup üzerine düşündüğümüz bir şey olmaktan oldukça uzak. Gelin bunu değiştirelim ve nefes almanın önemi hakkında biraz konuşalım. Ortalama bir yetişkin günde 18 bin ve 23 bin defa nefes alıyor. Bu sayı kişinin yaşı, boyu, kilosu ve diğer kişisel özelliklerine göre değişkenlik gösteriyor.

Nefes alıp vermek bilincimiz dışında gelişen bir olaydır. Nefes almak beynin, latince ismi “Medulla Oblongata” olan ve Türkçe’de “soğanilik” olarak isimlendirilmiş kısmı tarafından gerçekleştirilen içgüdüsel bir eylemdir. Nefes alırken vücudumuzda bir takım değişiklikler yaşanır.

Diyafram hareketiyle göğüs boşluğu dikey yönde genişler. Kaburga hareketi ise göğüs boşluğunu önden arkaya doğru çapını büyütür. Bu hareketlere bağlı olarak plevra ile diyafram ve kaburgalara bağlı olan akciğerlerin de hacmi genişler ve iç basınç atmosfer basıncına göre azalır. Bu nedenle solunum havası yüksek basınçtan alçak basınca doğru akarak akciğerlere dolar. Bu sırada enerji harcanır. Hava keselerindeki solunum havasında bulunan oksijen kana, kandaki karbondioksit ise hava keselerine geçer.
Soluk verirken, kaburgalar arası kaslar ve diyafram kası gevşer. Diyafram göğüs boşluğuna doğru kubbeleşir. Göğüs boşluğunun hacmi azalır ve iç basınç atmosfer basıncından yüksek olur. Böylece keselerdeki hava dışarı verilir.

Nefes almak ve aldığımız nefesin kalitesi vücudumuzda sadece fiziksel değişiklikler oluşturmaz. Hava kirliliğinin sebep olduğu bir çok hastalık bulunmaktadır. Bu hastalıklar astım, kronik tıkayıcı hava yolu hastalıkları (KOAH), akciğer kanseri, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, çocuklarda akciğer gelişiminin bozulmasına, astım ve sık bronşit atakları şeklinde sıralanabilir. Sigara içmenin ve sigara dumanına maruz kalmanın da hem akciğerlerde hem de genel olarak vücudumuzda büyük tahribata sebep olduğu bilinmektedir.

Nefes almak aynı zamanda psikolojik durumumuz üzerinde de büyük öneme sahiptir. Çok öfkeli olduğumuz anlarda derin nefesler almak bizi sakinleştirebilir, odaklanma ve uyku için de doğru nefes almak oldukça önemli bir parametredir. Şimdi kendimizi nefes almanın önemi hakkında yeterince bilgi verdik sayalım, biraz da doğru nefes alma tekniklerinden bahsedelim.

Doğru Nefes Alma Teknikleri

Doğru nefes alma teknikleri ve nefes almanın önemi konusunda bu kadar konuştuk. Peki doğru nefes alıyor muyuz? Gelin nefes alma şeklimizi gözden geçirelim. Nefes alırken göğüs kafesiniz ileri doğru çıkıyorsa, bu sığ nefes aldığınızın işaretçisi olabilir. Ellerinizi göğsünüzün iki yanına simetrik olarak yerleştirip nefes almayı deneyin, ellerinizin ne kadar yükseldiğini gözlemleyin. Elleriniz bir buçuk santimetreden az hareket ediyorsa sığ nefes alıyorsunuz demektir. Günlük hayatta ağzınızdan nefes aldığınızı fark ediyor, sık sık derin nefesler alma ihtiyacı duyuyor ve boynunuzla birlikte sırtınız ve ensenizde gerginlik hissediyorsanız, nefes almada problem yaşıyorsunuz demektir. Oturma bozukluklarınız varsa ve kambur duruyorsanız, bu da nefes almanızı kötü yönde etkiliyor olabilir. Eğer bu gibi durumlarla karşı karşıya iseniz şimdi anlatacağımız egzersizleri yapmanız gerekiyor.

Nefes Almanın Önemi: Doğru Nefes Alma Teknikleri Ve Egzersizleri

Yapabileceğiniz egzersizlerin başında plank egzersizi geliyor. Plank egzersizi doğru nefes almanızı sağlayacak bir egzersizdir. Hareketi yaparken 10 ila 12 nefes alın ve bunu bir set sayın. Plank egzersizinin nasıl yapıldığını bilmiyorsanız Fit Bir Vücut İçin Yapmanız Gereken 7 Egzersiz yazımıza göz atabilirsiniz.

Plank egzersizi hem fit bir vücuda sahip olmanızı hem de nefesini düzenlemeye yarar. Plank Doğru Nefes Alma Teknikleri Ve nefes almanın önemi açısından gerekli bir egzersizdir.

balon şişirmek Doğru Nefes Alma Teknikleri arasındadır Ve nefes almanın önemi ile ilgilidir.

Balon şişirin. Kulağa komik geliyor değil mi? Sert bir balon ile çalışmak karın kaslarınız ve diyafram arasında koordinasyon yeteneğini geliştirir. Bu egzersiz göğüsten nefes almak yerine karından nefes almanızı sağlar. Mekik pozisyonunda ağzınıza sert plastikten bir balon alıp sürekli şişirin. Balonu hiç bırakmayın ve burundan aldığınız nefesi içerisine üfleyin.

Sığ nefesler almanıza karşı kendinizi eğitmek için dudaklarınızı kullanın. Dudaklarınızı büzüştürerek nefes almayı deneyin. Bu pozisyon normalde çok daha kısa sürede aldığınız nefesi daha uzun sürede almanızı sağlar. Kendinizi yavaş ve doğru nefes alma konusunda bu şekilde eğitebilirsiniz.

Tüm bu anlatılanların haricinde meditasyon yapmak ve sadece nefes alıp verişinize odaklanmak da tüm bu sürecin nasıl işlediği konusunda farkındalığınızı arttıracaktır. Aynı zamanda daha iyi nefes almaya başlayacaksınız.

Bu adrese giderek hava kirliliğini gerçek zamanlı olarak harita üzerinden takip edebilirsiniz.

Fit Bir Vücut İçin Yapmanız Gereken 7 Egzersiz

Günlük egzersiz yapmanın sağlığımız için büyük önem arz ettiği su götürmez bir gerçek. Her gün spor ve sağlıklı kalmakla ilgili yüzlerce içeriğe maruz kalıyoruz. Böyle bir ortamda doğru bilgiye ulaşmak zor olabilir. Fit bir vücut için yapmanız gereken egzersizler yazının devamında sizi bekliyor. Aşağıdaki 7 egzersizden arzu ettiklerinizi bir program halinde uygulayabilirsiniz (hepsini programa dahil etmenizi tavsiye ederim). Bu egzersizleri harmanlayıp bir rutine dönüştürün ve bir ayın sonunda ciddi değişimler yaşayın. Bu egzersizleri bir ay düzenli uyguladığınızda kas gücü, denge ve dayanıklılığınızda büyük değişimler göreceksiniz.

Fit Bir Vücut İçin 7 Farklı Egzersiz

Lunge Egzersizi

İyi bir spor rutini için dengenizi zorlamak ve geliştirmek büyük önem arz ediyor. Dengenizi zorlamanın en iyi yollarından biri ise lunge hareketleri. Lunge hareketi aynı zamanda bacak kaslarınızı da güçlendirir.

  1. Ayaklarınız omuz hizasında ve kollarınız yan tarafta serbest olacak şekilde pozisyon alın.
  2. Sağ dizinizi bükerek öne doğru bir adım alın, uyluğunuz yere paralel bir konum aldığında durun. Sağ dizinizin sağ ayağınızı geçmiyor olması gerek.
  3. Sağ ayağınızdan güç alarak başlangıç pozisyonuna dönün ve sol ayağınızla tekrarlayın.
  4. Hareketi her bacak için 10 defa tekrarlayın. Bunu bir set olarak sayın, toplamda 3 set yapın ve setler arası 20 saniye kadar dinlenin.

lunge hareketi fit bir vücut için önemli bir egzersizdir

şınav fit bir vücut için iyi bir egzersiz olarak bilinmektedir

Şınav Egzersizi

Şınav çekmek, fit bir vücut için yapılabilecek en iyi egzersiz olabilir. Şınav çekmek için birden fazla kas grubunu kullanırız. Şınav aynı zamanda çok temel bir egzersizdir ve neredeyse herkes yapabilir.

  1. Plank pozisyonu alın. Karnınız sıkı, kollarınız geride ve aşağıda, boynunuz ise doğal pozisyonunda olmalı.
  2. Dirseklerinizi bükerek vücudunuzu yere doğru indirin. Göğsünüz yere değdiğinde kollarınızı düzeltin ve başlangıç pozisyonunuza dönün. Hareket sırasında dirsekler vücudunuzun yakınında olmalı.
  3. 3 Set ve olabildiğince çok tekrar yapacak şekilde uygulayın.
  4. Eğer yeterince güçlü değilseniz hareketi dizleriniz yerde sabit olacak şekilde yapabilirsiniz. Dizlerin yerde olması şınav çekmeyi kolaylaştıracaktır.

İpucu: Plank Pozisyonu hakkında bilginiz yoksa endişelenmeyin, yazının devamında plank hareketinden bahsedeceğiz.

Squat Egzersizi

Squat hareketi alt vücut ve karın bölgenizi güçlendirdiği gibi sırtınızın alt kısmına ve kalçalarınıza esneklik katar. Squat hareketi sırasında büyük kas grupları çalıştığı için yakılan kalori de oldukça yüksektir.

  1. Ayakta, kollarınız yanda ve ayaklarınız omuz hizasından biraz daha geniş olacak şekilde başlayın.
  2. Göğsünüz ve çeneniz yukarıda olacak şekilde dizlerinizi bükün. Karın bölgenizin sıkı olmasına dikkat edin.
  3. Dizlerinizin içe veya dışa bükülmesine izin vermeden uyluk kemikleriniz yere paralel olana kadar eğilin ve kollarınızı öne doğru uzatın. Doğru pozisyona geldiğinizde 1 saniye bekleyin ve başlangıç pozisyonuna geri dönün.
  4. 20 tekrar olacak şekilde 3 set uygulayın.

Plank Egzersizi

Plank “hareket” olarak adlandırılmayı çok da hak etmiyor. Plank pozisyonu yer ile aranızda 45 derecelik açı oluşturduğunuz bir pozisyon. Bu pozisyon sırt, bacak, karın ve göğüs kaslarınızı çalıştırır. Plank pozisyonu vücudunuza güç ve dayanıklılık katacak basit ama etkili hareketlerdendir.

  1. Yere yüz üstu uzanın, dirsekleriniz ve ayak parmaklarınızı yere konumlandırın.
  2. Bacaklarınızı omuz genişliği hızasında açın, dirsekleriniz de aynı genişlikte olmalı.
  3. Pozisyon aldığınızda karnınızı sıkın ve bu şekilde en az 25-30 saniye bekleyin.
  4. 3 set halinde dayanabildiğiniz en uzun sürede hareketi tamamlayın. Yeterince güçlü değilseniz dizlerinizi yere konumlandırın, bu hareketi kolaylaştıracaktır.

Dumbell Row Egzersizi

Sırtınıza güzel bir görünüm kazandırmanın yanı sıra, bu hareket üst vücudunuzu güçlendiren bileşik bir egzersizdir. Bu egzersiz için çok ağır ya da çok hafif olmayacak bir dumbell seçin.

  1. İki elinize birer dumbell alarak başlayın. Başlangıç seviyesi için 5 kilogramlık dumbell kullanmak idealdir.
  2. Bel bölgenizden yer ile 45 derecelik bir açı oluşturacak şekilde eğilin. Sırtınızın düz olduğundan emin olun. Karın bölgenizi harekete dahil edin ve boynunuzun sırtınızla aynı düzlemde olmasını sağlayın.
  3. Elizindeki ağırlıkları göğsünüze kadar çekin ve sonrasında tekrar eski pozisyona doğru itin.
  4. 3 set ve 10 tekrar olacak şekilde uygulayın. İhtiyacınıza göre ağırlıkları azaltın ya da arttırın.

İpucu: Bileşik Egzersizler bir çok kas grubunu aynı anda çalıştıran, orantılı ve estetik büyümeye yardımcı olan, daha fazla testesteron ve büyüme hormonu salgılanmasını sağlayan ve en önemlisi daha fazla kalori yakmana yarayacak egzersizlerdir.

Buraya Tıklayarak Sağlıklı Ve Zinde Kalmanızı Sağlayacak Hobiler Hakkında Bilgi Alabilirsiniz.

burpee egzersizi fit bir vücut için yapılması gereken en önemli harekettir
burpee egzersizi fit bir vücut için uygulanması gereken egzersizler arasında baştadır

Burpee Egzersizi

Burpee egzersizi çoğu insan tarafından sevilmeyen bir egzersizdir. Ne yazık ki fit bir vücut için en önemli bir diğer egzersiz burpee hareketidir. Bu egzersiz oldukça efektiftir ve tüm vücudunuzu çalıştırır, kardiyovasküler dayanıklılığı ve kas gücünüzü arttırır.

  1. Ayaklarınız omuz genişliğinde ve kollarınız vücudunuzun yan tarafında olacak şekilde başlayın.
  2. Elleriniz önünüzde olacak şekilde squat hareketi yapın fakat eller yere değene kadar eğilmeye devam edin.
  3. Elleriniz yere değdiğinde şınav pozisyonu alacak şekilde konumlandırın ve bacaklarınızı hızla geriye itin.
  4. Bir adet şınav çekin ve ayaklarınızı ellerinize olabildiğince yakın olacak şekilde çekin. Ellerinizle kendinizi iktirin ve doğrulurken zıplayın.
  5. 10 tekrar olacak şekilde 3 set halinde uygulaın.

Köprü Egzersizi

Köprü egzersizi omurganızı çalıştıran önemli egzersizlerden biridir. Bu egzersiz sadece omurganızı ve duruşunuzu güçlendirmekle kalmayıp kalçanızın da daha iyi görünmesini sağlar.

  1. Sırt üstü yere uzanın, dizleriniz bükük ve ayak tabanlarınız yere paralel olacak şekilde pozisyon alın. Kollarınız yanda olsun.
  2. Ayaklarınızdan güç alarak kalçanızı yerden kaldırın. Bunu yaparken karın, uyluk ve kalça bölgelerinizi sıkmayı ihmal etmeyin.
  3. Hareketi yaparken üst sırtınız ve omuzlarınız yere temas halinde kalmalı. Karın bölgeniz dizlerinizle düz bir hizada olmalı.
  4. Her yükselişte 1-2 saniye bekleyin ve başlangıç pozisyonuna dönün. 3 set olacak şekilde 10 tekrar yapın.

köprü egzersizi fit bir vücut için yapılması gereken hareketlerden biridir.
köprü egzersizi fit bir vücut için yapılması gereken hareketlerden biridir.

Buraya Tıklayıp AğırSağlam Sitesine Giderek Daha Detaylı Bilgi Alabilirsiniz.

Sağlıklı ve Zinde Olmanızı Sağlayacak Hobiler

Sağlıklı ve Zinde Olmanızı Sağlayacak Hobiler

 
 
00:00 / 2:37
 
1X
 

Kovid-19 salgınından dolayı evlere hapsolduğumuz şu günlerde sağlıklı ve zinde olmanızı sağlayacak hobi arayışında iseniz bu yazı tam size göre! Birkaç keyifli hobi sayesinde hem zihninizi hem de bedeninizi olumlu anlamda değiştirebilirsiniz. Doğru faaliyetleri seçtiğiniz takdirde ileriye dönük huzurlu ve sağlıklı olmanın anahtarını elde etmişsinizdir demektir.

En Doğru Hobiler Nelerdir?

Sağlıklı ve zinde olmanızı sağlayacak hobiler sayesinde hem siz kendinizi iyi hissedersiniz hem de bu hobileri tavsiye ettiğiniz diğer kişiler zihnen ve fiziken kendilerini iyi hissederler.

okumak zihnin ve vücudun sağlıklı ve zinde olmasını sağlayan hobiler arasındadır

Bir şeyler okumanın zihne olan olumlu etkisini konuşmaya gerek yok! İlgi alanlarınıza uygun şeyler
okuyarak hem daha berrak bir zihne sahip olursunuz hem de yepyeni ufuklara yelken açarsınız.

Okumak

Okumak; ilkokuldan beri hayatımızda bulunan bir aktivitedir. Herkesin angarya olarak gördüğü bu
aktivite aslında kişinin birçok hastalıktan kurtulmasını sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar neticesinde
günde yalnızca altı dakika okumanın bile kalp hastalığını ve inme riskini azalttığı tespit edilmiştir.

Bahçe İşleri

Bahçe işleri; bilhassa genç insanların ilgisini çekmeyebilir. Ancak, genellikle belirli bir yaşın üzerindeki
insanların yaptığı bu aktivitenin hem zihnen hem de fiziken dinlendirici etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Kalp ritmini düzenleyen, aynı zamanda kilo vermeye yarayan bahçe aktiviteleri sayesinde kasların
zorlanması ve eklemlerin mobilitesinin gerçekleşmesi mümkün olmaktadır.

bahçe işleri Sağlıklı ve Zinde Olmanızı Sağlayacak Hobiler arasında en üstte geliyor.

Bahçe İşleri İlginizi Çekiyorsa Evde Kendi Meyvelerinizi Yetiştirmek İşte Bu Kadar Kolay! İsimli Yazımız Tam Size Göre Olabilir!

Örgü Örme

Örgü örme; yine birçok kişinin beğenilerine hitap etmeyen bir aktivitedir. Ancak, örgünün bilhassa
beyin sağlığı için çok önemli olduğu yapılan araştırmalar neticesinde belirlenmiştir. Örgü sırasındaki ritmik hareketlerin yoga ve meditasyon gibi sakin ve stresten arınmış bir ruh haline neden olduğu
tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, örgüyle uğraşan insanların hafızaları kuvvetlenmektedir.

Yukarıda bahsettiğimiz aktiviteleri beğenmiyorsanız ve daha yaratıcı şeylerden hoşlanıyorsanız satranç ve tavla gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Bu oyunlar ve benzerleri; beyin hücreleri arasındaki bağlantıların ortaya çıkarılmasına sebep olmaktadır. Bu sayede, kişilerin iyimser yanları ortaya çıkmaktadır. Buna ek olarak, böyle oyunlar oynayan kişilerde demans hastalığı görülme riski en aza
inmektedir.

Son olarak, imkanları olanlar için biniciliğin faydalı bir aktivite olduğunu söyleyebiliriz. Hiçbir imkanı
olmayan kişiler ise yazarak zihinlerini boşaltabilirler.

Sağlıklı ve Zinde Olmanızı Sağlayacak Hobiler arasında binicilik vardır

Alkali ve Asidik Gıdalar Nelerdir?

Alkali ve Asidik gıdalar nelerdir diye sorulduğunda kafamız biraz karışabilir. Alkali olduğunu düşündüğümüz besinler aslında asidik olabilir. Tükettiğimiz her gıda vücudumuzda benzer şekillerde işlenip, farklı faydalar sağlıyor. Sağlıklı bir vücut, sağlıklı bir yaşam hedefliyorsak yediğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Bize sorarsanız en iyi diyet “dengeli” diyettir, her besinden az da olsa tüketmeliyiz.

Bana ne yediğini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.

Jean Anthelme Brillat-Savarin, Lezzetin Fizyolojisi

Düşük karbonhidrat diyetinin “babası” olarak bilinen Savarin yediğimiz şeyler ve olduğumuz şeyin büyük bir bağı olduğuna inanıyor. Bu konuda yalnız da değil, aynı Savarin gibi düşünen ve bu konuda araştırmalar da yapan yüzlerce insan var.

pH seviyesi 7.1 ile 14 arasında ifade edilen her şey Alkali olarak adlandırılır.

alkali ve asidik gıdalar nelerdir, fesleğen alkali bir gıdadır.

pH seviyesi 0 ile 6.9 arasında ifade edilen her şey Asidik olarak adlandırılır.

Alkali Diyet Nedir, Alkali Gıda Ne Demektir?

Vücudumuzun hassas bir pH seviyesi var. Bu pH seviyesi, vücudumuzun parçalarına göre değişiklik gösteriyor. Midelerimiz, asidiktir ve besinleri bu şekilde parçalar. 3.5pH derecesine sahiptir. Buna ek olarak idrarımız da özellikle sabah saatlerinde daha da asidiktir. Diğer tüm parçalarda olduğu gibi kanımızın da bir pH seviyesi var. 7.3 – 4pH değeri kan için normal kabul edilmektedir. Vücudumuz, tüm parçalarının asiditesini sürekli olarak olması gerektikleri seviyelere dengelemektedir. Alkali diyet, vücudumuzun olması gerektiğinden daha asidik olduğunda hastalıklara daha açık olduğunu ve bundan kaçınmak adına büyük oranda alkali yiyeceklerle beslenmemiz gerektiğini iddia etmektedir.

alkali ve asidik gıdalar nelerdir,  kuşkonmaz alkali bir besindir.

alkali ve asidik gıdalar nelerdir, alkali diyet kilo verdirir mi?

Alkali Diyet Kilo Verdirir Mi?

Her düzenli beslenme tarzında olacağı gibi mikro ve makrolarınızı doğru şekilde alır ve kalori sınırınızı aşmazsanız alkali diyet ile kilo verebilirsiniz. Ne yazık ki alkali diyetin körükleyicisi kilo vermek yerine daha sağlıklı bir vücuttur. Vücudumuz yiyecekleri sindirdikten sonra “metabolik atık” denilen bir madde arta kalır, bu maddeye “kül” diyelim. Alkali diyet hipotezine göre asidik kül insanları hastalıklara daha açık birer hedef yapar. Alkali gıdalarla beslenerek, asidik külü en aza indirgemeyi ve haliyle vücudu “alkalize” etmeyi hedefler.

salatalık alkali bir gıdadır
avokado alkali yağlar içerir
kahve asidik bir içecektir

Alkali ve Asidik Gıdalar Nelerdir?

Alkali Gıdalar

Çoğu Meyve ve Sebze
Salatalık
Zencefil
Ispanak
Çoğu Fasülye Çeşidi
Soya filizi
Brokoli
Kuşkonmaz
Hurma
Zeytinyağı ve Avokado Yağı

Asidik Gıdalar

Süt ürünleri
Kümes hayvanları
Yumurta
Beyaz un ve şeker
Ketçap ve benzeri soslar
Tatlı gazlı içecekler
Kahve ve siyah çay

Alkali ve Asidik gıdaların vücudumuza pH seviyesi açısından bir fayda sağlamadığına dair bulgular mevcut. Lakin alkali gıdaların -alkali olmalarının haricinde- içerilerinde bulundurduğu diğer besin öğeleri sebebiyle vücuda gerçekten de birçok faydası var. Vitamin, mineral ve antioksidan açısından yüklü olmaları vücudumuza katkı sağlar. Alkali diyeti uyguladıysanız deneyimlerinizi aşağıdaki yorumlarda bizler ve diğer okuyucularla paylaşın!

Evde Kendi Meyvelerinizi Yetiştirmek İşte Bu Kadar Kolay! Hemen yazımızı okuyun ve kendi meyvelerinizi yetiştirmeye şimdi başlayın.

Alkali Beslenmenin Herhangi Bir Zararı Var Mıdır?

peynir asidik bir besindir.

Sistematik olarak besin kaynaklarında bir kısıtlama yoluna gidildiği için -özellikle hayvansal protein kısıtlamaları- alkali diyetler vücutta bazı değişimlere yol açar. Kas kaybı, demir, fosfor, B12 vitamini, Omega-3 yağ asidi gibi gerekli vitamin ve minerallerin eksikliğine yol açabilir. Tüm beslenme değişimleri uzmanlar ile çalışılarak gerçekleştirilmelidir. Her insan özel ve farklıdır, her biyolojinin kendi mekanizası vardır. Beslenme şeklinizde değişiklik yapmadan önce diyetisyenler ve doktorlarla görüşmelisiniz.

Buraya tıklayarak özel bir hastanenin kendi sayfasında paylaştığı alkali diyet bilgilendirmesine gidebilirsiniz.

Hastalığa Karşı Kaygı Kontrolü, Psikolojimizi Nasıl Koruruz

Hastalığa Karşı Kaygı Kontrolü, Psikolojimizi Nasıl Koruruz

Photo by Yuris Alhumaydy on Unsplash

Korona Virüs salgını süresince, her anlamda sağlıklı kalmak önemli; hastalığa karşı kaygı kontrolü de bu işin bir parçası. Sağlıklı olmak bedenen ve ruhen iyi olma hali olarak tanımlanır. Beden sağlığımız için gereken önlemleri aldık sosyal mesafeye özen gösteriyoruz, ellerimizi sık sık yıkıyoruz. Peki ya ruh sağlığımız? Öncelikle şunu belirtmek istiyorum endişeli mi hissediyorsun? Ya enfekte olursam diye korkuyor musun?

Bu çok normal hepimiz korkuyoruz! Kontrol edilemeyen durumlar insanlarda kaygı uyandırır. Peki bu kaygılı süreçte ruh sağlığımızı koruyamaz mıyız? Tabii ki koruyabiliriz.

İşte Kaygı Kontrolü İçin Birkaç Öneri

Hepimiz salgın haberlerini televizyondan ya da sosyal medyadan takip ediyoruz ancak bu tarz haberlere sürekli maruz kalmak endişe düzeyini ve takip eden panik hissini arttırabilir. Bu nedenle güvenilir kaynaklardan yeterli düzeyde bilgi edinmeye özen gösterelim. Salgın haberlerini sürekli takip etme ihtiyacında olabiliriz ancak doğru ve güvenilir kısıtlı kaynaklara günde 1 ya da 2 kez bakmak bizi zihinsel ve duygusal yükten kurtaracaktır.

bir kadın balkonda meditasyon yapıyor. evde kaldığımız süreçte kaygı kontrolü için zihnimizi açık ve temiz tutmalıyız.
Photo by Jared Rice on Unsplash

Güvenilir Kaynak, Doğru Bilgi Hastalığa Karşı Kaygı Kontrolünde Önemlidir!

Doğruluğundan emin olmadığımız bilgilere inanmayalım ve başkalarıyla da paylaşmayalım.Sosyal mesafe izolasyon demek değildir! Sosyal bağlantılarımızı canlı tutalım, sevdiğimiz insanlarla fiziksel olarak görüşmesek bile telefon gibi aygıtlarla iletişim kurabiliriz. İletişim içinde olmak bizi psikolojik olarak daha sağlam kılacaktır. Evde kaldığımız bu süreçte zihnimizi açık ve temiz tutmak kaygı ve endişemizi azaltmada oldukça faydalıdır.

#EvdeKal Sürecini Verimli Hale Getirebiliriz

Evde kalma sürecini verimli geçirebiliriz! Bu sürece kendimizi keşfetme süreci olarak bakabiliriz. Yeni hobiler edinebiliriz ya da iş, okul dolayısıyla hep ertelediğimiz şeyleri sonunda gerçekleştirebiliriz. Eğer karantinadaysak korku, belirsizlik ve endişe hissedebiliriz. Bu duyguları paylaşmak ya da ağlamak bu duyguların ifadesi için önemlidir. Hislerinizle yüzleşmek hastalığa karşı kaygı kontrolü açısından önemlidir. Bu karantina sürecinde ileriye dönük esnek planlar yapmak zamanı değerlendirmemize yardımcı olacaktır.

yeni hobiler bulmak hastalığa karşı kaygı kontrolü için yardımcı olacaktır
Photo by David Pisnoy on Unsplash

Spor Yapmak Kaygı Kontrolünde İşe Yarayabilir

Fiziksel olarak aktif olmak stresle baş etmede iyi bir yöntemdir. Dışarıya çıkmasak bile evde yapmaya uygun egzersizler bulabilir ya da üretebiliriz. Son günlerde internet üzerinde evde yapılabilecek antrenmanlar paylaşılmaya başlandı. Bu yayınları takip edebilirsiniz. Zihnimizi meşgul etmeye çalışalım. Evden çalışmak, kitap okumak ya da keşfettiğimiz hobimizle ilgilenmek bu süreci kolaylaştıracaktır.Mümkün olduğu kadar rutin hayatımızı devam ettirelim. Öte yandan asla unutmayalım elbet bu günler sona erecek! Bu tarz tutumlar benimsemek hastalığa karşı kaygı kontrolünde işimize yarayacaktır.

Korona Virüs Salgını Hakkında Olan Bu Yazımıza Göz Atın

hastalığa karşı kaygı kontrol için spor yapılabilir
Photo by Omid Armin on Unsplash

Corona Virüs Gerçeği, COVID19’u Enine Boyuna Açıklıyoruz

Corona Virüs Gerçeği, Corona Virüsü Enine Boyuna Açıklıyoruz

Merhaba değerli okurlar. Bu yazımızda Dünyada ciddi bir panik ortamı yaratan ve Dünya Sağlık Örgütü(WHO) tarafından COVID19(Corona Virus Disease 2019) olarak adlandırılan virüs hakkında bilmeniz gerekenleri sizlerle paylaşacağız. Yazıda hastalığın detaylarından tutun salgının ne derece bir tehlike oluşturduğu, Türkiye’de görülüp görülmediği, önlem olarak neler yapabileceğimiz ve Çin’de yaşananlar hakkında önemli bilgiler yer alacak.

Numberguy6 / CC BY-SA
COVID19 Bağlantılı seyehat kısıtlamaları haritası

COVID19, Corona Nedir?

COVID19 aslında corona virüsün yeni bir çeşidi. SARS(Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu Koronavirüsü) ve MERS(Orta Doğu Solunum Sendromu Koronavirüsü) gibi virüsler hali hazırda solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olmakla birlikte Dünya üzerinde varlıklarını sürdürmekteydi. SARS 2002-2003 yılları arasında Hong-Kong’da başlamıştır, dünya çapında 8422 vaka ve 916 ölüm görülmüştür. WHO, misk kedilerinden yayıldığı düşünülen bu hastalığın ölüm oranını %10.9 olarak açıklamıştır ve 2003 Temmuz ayından sonra hastalığın yayılması durdurulmuştur. MERS ise yine bir tür koronavirüs olmakla beraber insanlara develer ve yarasalardan bulaştığı düşünülmektedir. MERS ilk kez 2012 yılının Nisan ayında Ürdün’de görülmüştür. SARS’a oranla MERS insandan insana daha az yayılırken, enfekte olanların %35’i bu hastalıktan ölmüştür.

NIAID-RML / CC BY

Anlayacağınız o ki koronavirüs dünya açısından yeni bir olgu olmaktan oldukça uzak. Günümüzde yaşanan salgına sebep olan virüsün insanlara deniz canlıları üzerinden geçtiği düşünülüyor. Virüs öksürük ve aksırık yoluyla dışarı atılan parçacıklar ile havada yayılabiliyor ve vücut dışında hayatta kalabiliyor. Hava yoluyla ya da dokunduğunuz bir yerden virüse temas etmeniz halinde enfekte olabiliyorsunuz. Virüs ne yazık ki antibiyotik ve antiviraller ile tedavi edilemiyor, bağışıklık sisteminin kendi kendine virüsü yenmesi gerekiyor. Doktorlar solunum nemlendiriciler yoluyla akciğerleri destekliyor. COVID19’un öldürücülük oranı %2 olarak açıklanmasına rağmen ne derece bulaşıcı olduğu bilinmediğinden ciddi bir panik yarattı. Bu virüs insanoğlu açısından yeni bir tür olduğu için henüz bir aşı bulunmuyor, bu da özellikle Avrupa popülasyonunun büyük bir kısmını oluşturan yaşlılar açısından endişe yaratıyor.

Semptomlar Neler ve Corona’dan Nasıl Korunabiliriz

Nefes Almada Zorlanma

Boğaz Ağrısı

Burun Akıntısı

Öksürük

Yüksek Ateş

Zatürre, Bronşit ve Organ iflası (Bağışıklık sistemi zayıf olanlarda)

Virüs hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilir.

Koronavirüsler dış ortama dayanıklı olmasalar da COVID19’un dış ortamdaki dayanıklılığı henüz bilinmemektedir.

Korunma yollarından bahsedecek olursak en başta gelen şey elleri 20 saniyeden uzun sürecek şekilde sabun kullanarak güzelce yıkamak. Elleri sabun veya alkol bazlı temizleyiciler ile sık sık temizlemek enfekte olma ve virüsü taşıma riskinizi oldukça azaltıyor.

Öksürürken veya aksırırken ağız ve burnunuzu bir mendil ile kapatarak virüsün yayılmasını engelleyebilirsiniz. Bu mendili tekrar kullanmamak iyi bir tercih olacaktır.

Sosyal ortamlarda kişilerle aranıza en az 1 metre mesafe koyarak ve günlük yaşamınızda ağız, burun ve gözlerinize dokunmamaya çalışarak enfeksiyon riskinden korunabilirsiniz.

Dünya’da Corona Virus ve Etkileri

Çin’de başlayan bu salgın henüz bir pandemik(Pandemiler veya pandemik hastalıklar, bir kıta, hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addır.) olarak adlandırılmıyor.

Çin’de koronavirüs bulaşanların sayısı 78 bini aşarken, virüsten ölenlerin sayısı 2 bin 715 oldu.

Çin’de koronavirüs bulaşanların sayısı 78 bini aşarken, virüsten ölenlerin sayısı 2 bin 715 oldu. WHO yöneticisi Tedros Adhanom Ghebreyesus 1 saat kadar önce, bugün rapor edilen yeni vakaların sayısı açısından Çin’in ilk sırada olmadığını ve Dünya genelinde bu tarz bir hızlanmanın tehlikeli göründüğünü belirtti.

Hastalık ve ölümlerin haricinde COVID19 ekonomi ve ticarete de büyük zarar vermiş durumda. Çin’de otomobil satışları %92 oranında düştü. Ayrıca Wuhan’da araç kullanmak para cezası ve ehliyetinize el konulmasıyla sonuçlanıyor. Çin tüm ülkelere teknoloji satıyor. Amerikan teknoloji devi Apple’ın, Çin ve Taiwan kaynaklı üreticilerle çalışmaya devam edeceğini bilsek de yeni model ürünlerin ne zaman üretileceği ya da ihraç edeceği konusu bir gizem. Halihazırda teknoloji pazarında satılan şarj aletinden telefon kılıflarına, kulaklıklardan prizlere ve benzer çoğu ürün Çin’de üretiliyor. Bu ürünlerin virüsü yayma potansiyeli olmasından dolayı ticaret de bir nevi durmuş durumda.

3. Nesil Airpods Hakkındaki yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Çin’den sonra virüsün en çok görüldüğü üç ülke Güney Kore, İtalya ve İran. Güney Kore’de 1260 vaka ve 11 ölüm görülürken bu sayılar İtalya’da 374 vaka ve 12 ölüm. İran’da (resmi verilere göre) ise durum biraz daha kritik, sadece 100 vaka görülürken 19 kişi hayatını kaybetmiş durumda. Aynı zamanda İran Sağlık Bakanı Yardımcısı İreç Herirçi (Iraj Harirchi) de hastalar arasında.

İran Sağlık Bakanı Yardımcısı İreç Herirçi

Türkiye’de Corona Virüs Var Mı?

Paniğe gerek yok, Türkiye Covid19 açısından hala ‘temiz’. Yani şuan Türkiye’de Koronavirüs COVID19 yok! Sağlık Bakanımız Dr.Fahrettin Koca, Twitter hesabı üzerinden oldukça şeffaf bir şekilde paylaşımlarda bulunuyor. Durumu kontrol altında tutmak ve tehlikeye mahal vermemek adına yaptıkları çalışmaları paylaşıyor ve şüphelenilen durumlar hakkında halkı bilgilendiriyor. Ayrıca internet üzerinde yapılan spekülasyonları da hızlıca açıklığa kavuşturarak bir kaos ortamı oluşmasını engelliyor. İşte Sağlık Bakanı’nın bazı paylaşımları:

Wuhan şehrindeki hayata dair birçok dedikodu mevcut. 11 milyonluk şehir karantina altında. Youtube üzerinden yapılan bir paylaşımda bir erkek elinde bavulla dışarı çıkıp alışveriş yapıyor ve günlük hayat hakkında bir şeyler anlatıyor. İşte o video:

Daha yakın tarihli bir drone videosunu da sizlerle paylaşmak istedik:

Tüm bu paylaştıklarımız resmi ve ulaşılabilir bilgiler olmakla birlikte kesin olmadıklarını da sizinle paylaşmak durumundayız. Korku yaratmak üzere paylaşılmış olduğunu umduğumuz bazı insanlık ihlali videoları da paylaşılmakta. Bunlardan bazıları insanların evlerine ‘mühürlendiğini’ gösteren videolar, evlerinden zorla çıkarılan insanlar ve çığlık sesleri içeren videolar. Aşağıda paylaşacağımız ilk 2 video doğrulanmış kaynaklardan gelen videolar olacak. 3. videonun Wuhan’dan olmaması hatta gerçek olmaması yönünde umutlarımız büyük.

Çin insan hakları ihlalleri açısından zaten kötü bir şöhrete sahip ve virüs konusunda ne yeterli ne de hızlı davranmadıkları da aşikar. Ülkemiz açısından korkuya gerek olmadığını bir kez daha söyleyelim ve otoritelerin ellerinden gelen herşeyi yaptıkları konusunda güvenimiz tam olsun.

Ekşi Sözlük isimli siteden dikkatimizi çeken iki yorumu sizinle paylaşarak yazımıza son veriyoruz.

YARARLI BAĞLANTILAR

https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019/advice-for-public

https://www.cdc.gov/coronavirus/index.html

https://www.saglik.gov.tr/TR,11693/duyurular.html