Synonyms Filmi, ‘Eş Anlamlılara’ Farklı Bir Bakış

synonyms filmi tom mercier sahne alıntısı

Berlin Film Festivali Altın Ayı Kazananı Synonyms (Eş Anlamlılar) Filmi

synonyms filmi tom mercier sahnesi

Yönetmen Nadav Lapid’in üçüncü uzun metrajlı filmi olan İsrail yapımı Synonyms isimli bu filmi yönetmen, senaryosunu otobiyografisinden yola çıkarak, aynı zamanda yazar-psikolog olan babası Haim Napid ile birlikte kaleme alıyor. Berlin’de Altın Ayı ve FIPRESCI ödüllerini kazanan film İsrail sinemasının en büyük başarılarından birini gözler önüne seriyor. İsrail’den batıya, Paris’e gelen ve kendini oraya ait hissetmeye çalışan Yoav’ın hikayesini anlatan bu filmde Lapid, kimlik karmaşası, aidiyet sorunu, doğu-batı çatışması ve benzeri bir çok konunun altını çiziyor.

Yönetmen: Nadav Lapid

Görüntü yönetmeni: Shai Goldman

Senaryo: Haim ve Nadav Lapid

Kurgu: Era Lapid- Neta Braun

Oyuncular: Tom Mercier, Quentin Dolmaire, Lea Drucker, Louise Chevillotte, Urid Hayik, Yehuda Almegor

Kısa Bir Özet

İsrail yapımı Synonyms filmi için kısa bir özet yazarak başlayacağım. Filmi izlememiş olanlara bu kısmı es geçmelerini tavsiye ediyorum, spoiler almakla ilgili çekinceniz yoksa devam edebilirsiniz. Yoav, memleketi İsrail’i elinde çantasıyla terk edip soluğu Paris’te, geceyi geçirmek için tuttuğu bir evde alır. Çırılçıplak soyunup, artık Avrupa’da olmanın verdiği özgürlük ve sevinç hissiyle alır duşunu. Giyinmek için çıktığındaysa, eşyalarını yerinde bulamaz. Kapı açık, her yer sessiz ve soğuktur. Apartmandaki her kapıyı çaresizce çalan Yoav, aksanlı Fransızcası nedeniyle diye düşünüyoruz ki haykırışlarına bir yanıt alamaz ve el mahkum titreyerek banyosuna döner, bir kaç dakika içinde kesilecek olan sıcak suya bırakır kendini.

Yoav’ı saatler sonra belki de ölüm uykusundan uyandıran, komşuları Emile ve Caroline olur. Yardımsever komşular onu evlerine taşır, battaniyelere sarıp sarmalar, yaşamına devam edebilmesi için kendisine telefon, para ve kıyafet yardımında bulunurlar. Yoav ise uğradığı hırsızlıktan sonra elinde kalan tek mal varlığını, dudak piercingini ev sahibi Emile’e bir karşılık olarak verir. Bu iyiliği hiçbir zaman unutamayacak olan Yoav, zamanla Emile ve Caroline ile kardeş gibi olur. Bu hikayede Emile ve Caroline, ideal bir Fransız çifti temsil etmektedirler. Emile, kaynağı bilinmeyen bir servet sahibidir ve vaktini roman yazmak/ yazmaya çalışmak ile geçirmektedir. Caroline ise Emile’in yaratım ve varoluş sancıları altında ezilmekte, geriye kalan vakitlerinde ise bir orkestrada obua çalmaktadır. Bir süre sonra çiftin bütün ilgi odağı, ilham kaynağı Orta Doğulu Yoav olmaya başlar. Onu küvette ilk gördüğü anda, onunla sevişeceğini anladığını söyleyen Caroline, filmin ilerleyen sahnelerinde Emile’i Yoav ile aldatır.

Sonrasında Olanlar ve Yabancılaşma

Daha sonrasında ise kağıt üzerinde bir evlilik yaparlar. Peki bu evlilikten Caroline’ın çıkarı ne diye sorarsanız, Caroline bunun cevabını Doğu-Batı çatışmasının en net şekilde gözler önüne serildiği, nabızları yükselten konser sahnesinde, ‘Altı aydır bizi eğlendiriyorsun.’ diyerek vermiştir. Filmin bu sahnesinde, göçmenlerin yerliler için bir eğlenceden ibaret olması vurgulanır. Tüm bunlar olurken, Yoav geldiği yeri unutmak, yeni yerleştiği yerde hayatta kalmak ve hatta oraya ait olmak için elinden gelen ne varsa yapmaktadır. Öyle ki, elinde bir sözlükle tüm gün oradan oraya koşar, babasının eve dön demesine asla kulak asmaz ve hatta anadilini öz babasıyla dahi konuşmaz. Ancak her şeye rağmen geçmişinden, ailesinden ve kültüründen kaçamaz. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Paris’te yaşayan bir İsrail’li olmaya mahkumdur.

synonyms filmi tom mercier

Doğu-Batı Çatışması

Hikaye ve sinematografi, her ne kadar Avrupa’da övgülerin hedefi olsa da, İsrail’de bir çok eleştiriye maruz kalıyor. “Filmim İsrail’de şüphesiz ki ciddi eleştiriler getiriyor. Ama bu eleştiriler ancak ülkesine derinden bağlı bir insandan geliyor. Filmim hem İsrail’i eleştiriyor hem İsrail’e olan bağlılığımı kanıtlıyor. Düşünülenin aksine, filmimde politik görüşümü sergilememe rağmen ‘Eş Anlamlılar’ın politik bir film olarak sınıflandırılmasına katılmıyorum” diyen Lapid’in, aksine, incelendiğinde politik mesajlar içeren bir film çektiğini görüyoruz. Lapid, Yoav karakteri üzerinden, ırkçılık, aidiyet, sınırlar ve bir çok konuya değiniyor. Yoav, iki kültür arasında sıkışıp kalan, bu süreçte ise kafasına estiği gibi davranan birini temsil ediyor. Filmin afişinde ise, yine filmin bir sahnesine gönderme yapılıyor. Oyuncu Tom Mercier’in fotoğrafı üzerinde Yoav’ı tanımlayan bir çok (olumsuz) sıfat bulunuyor.

Synonyms Filmi İçin Farklı Bir Mercek

İsrail yapımı Synonyms filmi, gelişen teknolojilerin globalleşmeyi de beraberinde getirmesiyle oluşan ve değişen, kültürel kabuller, sınırlar ve ayrımcılığa eğiliyor ve bu problemleri irdeliyor. Bu problemi bir karakter üzerinden seyirciye aktarmak, üstelik bunu böylesine derin ve çok katmanlı hale getirmek çok zekice ve yaratıcı. Filmin bir çok sahnesinde bu sorunlara, ve bu sorunların birey üzerinde bıraktığı etkilere rastlıyoruz. Bana göre bu filmi Yoav’ın her şeyi bırakıp kendini Fransa’ya, Fransız olmaya adadığı kısım ve bu isteğinden, Fransız ya da İsrailli olma zorunluluğundan, Fransa’dan ve İsrail’den nefret ettiği kısım olarak ikiye ayırmalıyız.

Synonyms Filmi, Karakterin Boyut Kazanması

İlk kısımda Yoav gerçekten geçmişini silmek, kültürüne ve dinine göre tamamen yanlış olmasına karşın sırf Paris’te yaşamını sürdürebilmek için para karşılığı bir Fransız sanatçının önünde soyunup, kamerada kendi kıçını parmaklayarak orgazm taklidi yapıyor. Ancak ana dilinde ”Ben burada ne halt ediyorum” şeklinde sahte bir zevk cümlesi haykırdığında, karakterin gelgitlerini ve karmaşık ruh halini görebiliyoruz -ki bunu da ikinci kısımda sayabiliriz.

berlin de altın ayı ödülü kazandı

Böylece karakterimiz tek boyutlu olmaktan tamamen çıkıp, adeta ete kemiğe bürünüyor. Bir başka sahnede ise, sahil kenarında Emile ile otururlarken Yoav, Emile’e sahip olduklarının ne kadar kıymetli olduğunu, şımarıklık yapmaması gerektiğini ukalaca belirtiyor. Bu ise karakterin memleketini öylesine bırakıp gelmediğini, geçmişinde çok büyük acılarla savaştığını hissediyoruz. Daha bir çok ‘kült’ diyebileceğim sahneye sahip olan bu film, her düşündüğümde, her izlediğimde hikayesini zenginleştiriyor diyebilirim. Kendisine, vatanına ve hatta ailesine bir anda yabancılaşan Yoav’ın hikayesi, 21. yüzyılda izlenmesi, okunması gereken en gerçekçi hikayelerden. Teşekkürler Nadav Lapid!

Türkiye’de Saykodelik Rock Müziğe Yeni Bir Rüzgar Taşıyan Grup: Büyük Ev Ablukada!

başka sinema afişi

İsrail Yapımı Synonyms isimli filmi buraya tıklayarak IMDb üzerinde görüntüleyebilirsiniz.

Filmin Başka Sinema üzerindeki tanıtımına da buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Saykodelik Rock Müziğe Yeni Bir Rüzgar Taşıyan Grup: Büyük Ev Ablukada!

Türkiye’de Saykodelik Rock Müziğe Yeni Bir Rüzgar Taşıyan Grup: Büyük Ev Ablukada!

büyük ev ablukada isimli grubun bir konserde çekilmiş fotoğrafı

Büyük Ev Ablukada, 2008 yılında İstanbul’da kurulan bir müzik grubu. Türkiye’de Bağımsız/Saykodelik Rock müziği icra eden nadir, üstelik en başarılı gruplardan biri. İlk olarak ‘Ay Şuram Hala Ağrıyo’ isimli bir konser kaydını paylaşan grup, kısa sürede tanınır hale geldi.

21 Aralık 2012’de “Full Faça” isimli albümünü yayınlayan grup, bağımsız rock türünde önemli bir yer aldı. Grup daha sonra 20 Ocak 2017’de “Ay Şuram Hala Ağrıyo” isimli albümü, aynı yıl 6 Ekim’de 3. albümleri olan “FIRTINAYT” isimli albümü çıkardı. Bütün albümler, kendi kurdukları plak şirketi olan Olmadı Kaçarız Plakçılık’tan çıktı.

Bahsettiğim son iki albümü hemen aşağıdaki listeleri inceleyerek ön dinleme yapabilir, tümünü dinlemek için Spotify’a geçebilirsiniz.

Özellikle gençlerin ilgi odağı olan grup, dinleyicisi olsun olmasın herkesi konserlerinde eğlendirmeyi başarıyor. Türkiye’de pek de alışılagelmedik olan bu müzik türünü insanlara sevdirmeyi başardıkları için de takdirleri hak ediyor!

Bartu Ben, BluTV’de

Akustik konser kayıtlarında ettikleri sohbetlerle de dinleyiciye sımsıcak bir enerji aktaran grup üyeleri, Canavar Banavar (vokal, akustik gitar) Afordisman Salihins (gitar, klavye) Bas Bariton (bas gitar) Bentek Sizhepiniz (elektronik gitar) Galvaniz Gelbiraz (vokal) Gelicem Nerdesin (davul) takma isimlerini kullanmakta. Grubun kurucu üyelerinden Canavar Banavar, aynı zamanda ekranlardan tanıdığımız oyuncu Bartu Küçükçağlayan! Bir çok film ve dizide rol alan oyuncu, hayatını absürt ve sarkastik bir şekilde anlatan mini dizi “Bartu Ben” ile de beğenileri üzerine topladı.

bartu ben isimli dizinin blutv afişi

‘Bartu Ben’ dizisinin BluTV linkini buraya ekledik, yazıya tıklayıp siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Günümüzde “FIRTINAYT” isimli konserleriyle Türkiye’yi turlayan grup, konserlerinde sadece albümde bulunan şarkıları değil, Full Faça isimli albümden de bir kaç parçanın elektronik halini çalıyor. Grubu Bartu Ben ve Fırtınayt ile tanıyanlar çoğunlukta olduğundan konserlerde bu şarkılara eşlik düşük. Aynı zamanda “Mutsuz Parti Şekli” isminde gerçekleştirdikleri yeni etkinlikleriyle de tüm mutsuzluğunuz ve dertlerinizle dans ettirip hafifleme etkisi yaratıyor bu grup. Mutsuz Parti ve başka şekiller için: http://www.buyukevablukada.com

Sıkıntılarla kavga edip kendinizi eve kapatmak yerine tüm olumsuzluklarla barışıp onlarla dans etmenizi öğütleyen bu grubun yeni şekillerini de merakla bekliyor, bilet bulabilmeniz halinde gitmenizi ısrarla tavsiye ediyoruz!

Sokak Hayvanları Hakkında Yazımızı Buradan Okuyabilirsin.

büyük ev ablukada isimli grubun bir canlı performans sırasında çekilmiş fotoğrafı

Suç Dizilerine Farklı Bir Yaklaşım, The Blacklist

Raymond Reddington’un Kara Listesi

Suç dizilerini izlerken eminim heyecanlanmışızdır, Blacklist de bu suç dizileri arasında üst sıralarda geliyor. Dizi izlemek artık hepimizin rutin hayatının bir parçası olmuş durumda.Okuldan,işten çıktığımızda,canımız sıkıldığında,kafamız dağılsın istediğimizde ya da en basitinden yemeğimizi yerken bile bize eşlik etmesi için dizilerimize başvuruyoruz. 2019 yılında bir tanıdık tavsiyesi üzerine başlamış olduğum The Blacklist bir süredir beni ekran başına kilitlemeyi başarmış durumda. 6. sezonunu yeni bitirdiğim dizinin 7. sezonunun yakında Netflix Türkiye’ye de gelmesi bekleniyor.

Blacklist, konusu itibariyle kendini diğer suç dizilerinden ayırmayı başarıyor ve onlardan farklı olarak her bölümünde izleyiciyi biraz daha merak içerisinde bırakıyor.Hadi biraz da dizinin içeriğinden bahsedelim.

the blacklist actors on a panel
Thibault from Paris, France / CC BY-SA

Dünyanın en çok arananlar listesinde en üst sıralarda yer alan Raymond Reddington, yıllardır hiç kimsenin yakalamayı başaramadığı bir suçludur. Günün birinde FBI’a teslim olur ve onlara reddedemeyecekleri bir teklif sunar.Kendisinin özgür bırakılması karşılığında isimlerini açıklayacak olduğu suçluların listesini FBI’a verecek ve onların yakalanması için FBI ile işbirliği yapacaktır. Fakat Reddington’ın yalnızca bir şartı vardır, Elizabeth Keen ile çalışmak… Keen bu isteğin nedenini sorgulayacak ve bunu sorgularken kendisini, Reddington ile birçok tehlikeli maceranın içinde bulacaktır. Bu maceralar ise birtakım sırların perdesini aralayacak, Keen’i akıl almaz zorluklarla sınayacaktır.

james spader and megan boone on the blacklist cover

Şunu söyleyebilirim ki diziyi konusunun yanısıra James Spader’ın mükemmel oyunculuğuna şahit olmak için bile izleyebilirsiniz. Olaylara verdiği tepkiler, kullandığı dil sizi o kadar etkileyecek ki kendisine hayran kalmamanın elde olmadığını düşüneceksiniz.Suç dizilerinin artık fazlasıyla sıradanlaştığını,tekrar tekrar aynı konuların işlendiğini düşünüyor olabilirsiniz.Fakat Blacklist’in bu düşüncenizi ortadan kaldırabileceğine inanmaktayım.Bu tarz diziler izleyicinin tahmin yeteneğini kullanmasına fırsat tanımamalı ki, kişide şaşırma ve merak duygusu uyanmaya devam etsin.

Siz de eğer hep aynı tarz diziler izlemekten sıkıldıysanız,artık daha yaratıcı ve sürükleyici senaryolar görmek ve en önemlisi bu sürükleyici senaryoların iyi oyuncular ile desteklendiğine şahit olmak istiyorsanız The Blacklist tam da size göre! Hiç vakit kaybetmeden ekran başına geçin ve kendinizi dizinin karanlık ama duygusal dünyasının kollarına bırakın.

Blacklist 7. Sezon Ne Zaman Devam Edecek

Dizinin 7. sezonunda yayınlanan 10 bölümden sonra, 13 Aralık 2019 tarihinde dizi ara tatile girdi. Ara veren The Blacklist’in 20 Mart 2020 de tekrar ekranlara dönmesi bekleniyor. Dizi, eğer covid19 kaynaklı bir ertelenme olmazsa 20 Mart 2020 de 2 bölüm halinde tekrar yayınlanacak. Sars-Cov-2 olarak da bilinen ve WHO tarafından Covid19 olarak adlandırılan hastalığın neden olduğu salgın ve panik dizinin ertelenmesine sebep olabilir, ya da tekrar bir ara verilebilir. Dizi NBC kanalında yayınlanıyor. Alttaki linke tıklayarak dizinin sayfasına gidebilirsiniz.

NBC’nin The Blacklist isimli dizisinin sayfası.

8. Sezon Gelecek Mi? 8. Sezon Ne Zaman?

Bu harika dizi daha 7. sezon daha bitmeden 8. sezon iznini aldı. The Blacklist 8. sezonuyla da bizlerle olmaya devam edecek. Dizi daha 7. sezonu bile tamamlamadığı için 8. sezon tam bir sır olarak kalıyor. Sekizinci sezonun geleceğini düşünürsek dizi yedinci sezonunun finalinde bizi epey heyecanlandırıp, merakta bırakacak gibi gözüküyor. Lakin 8. sezonun ne zaman başlayacağına dair net bir bilgimiz yok.

Corona Virüs, CoViD-19 Hakkında Bilmeniz Gerekenler!

james spader on blacklist as raymond reddington